İçeriğe geç
Anadolu Tek

Yaşamdan burçlara, merakla kurulan Anadolu Tek

Kişisel Gelişim

İş Görüşmesinde Soru Sormak Neden Belirleyicidir

Görüşmenin sonundaki "sormak istediğiniz bir şey var mı" sorusu bir nezaket cümlesi değil, adayın en çok değerlendirildiği andır.

Bora Ilgaz 4 dk okuma

Bir iş görüşmesinin sonuna gelindiğinde neredeyse her masada aynı cümle kurulur: "Sormak istediğiniz bir şey var mı?" Adayların büyük bölümü bu soruyu kibar bir kapanış ritüeli sanır ve "Şimdilik her şey netleşti, teşekkür ederim" diyerek geçiştirir. Oysa görüşmeyi yürüten kişi için o an, konuşmanın en bilgilendirici dakikalarından biridir. Çünkü kendinizi anlattığınız bölümde hazırlanmış cümleler kullanırsınız; soru sorduğunuz bölümdeyse gerçekten neyi merak ettiğiniz ortaya çıkar.

Soru sormak, görüşmenin yönünü tek taraflı olmaktan çıkarır. Bir işe alım süreci aslında iki tarafın da karar verdiği bir süreçtir. Şirket sizi değerlendirirken siz de o şirkette geçireceğiniz yılları değerlendirirsiniz. Hiç soru sormadan çıkılan bir görüşme, karşı tarafa "her koşulu şimdiden kabul ettim" mesajı verir. Bu mesaj çoğu zaman istekliliğin değil, ilgisizliğin işareti olarak okunur.

Sorular ne anlatır

İyi bir soru, adayın işi nasıl kurguladığını gösterir. "Bu pozisyondaki bir kişinin ilk üç ayda neyi başarmış olması sizin için iyi bir başlangıç sayılır?" diye soran biri, işe girişten çok işi yapmayı düşündüğünü belli eder. "Ekipte kararlar nasıl alınıyor, kim kime danışıyor?" diye soran biri, kurumun işleyişini anlamaya çalışır. Bu tür sorular ezberlenmiş bir listeden okunmuş gibi durmaz; konuşmanın içinden doğar.

Buna karşılık bazı sorular ters etki yapar. Görüşmenin ilk on dakikasında izin günlerinin nasıl kullanıldığını sormak, mesai saatlerini konuşmadan önce evden çalışma ihtimalini gündeme getirmek, henüz teklif gelmemişken zam politikasını merak etmek, sırası gelmemiş konulardır. Bunların hepsi meşru başlıklardır; mesele meşruiyet değil, zamanlamadır. Süreç ilerledikçe bu başlıkların doğal olarak açılacağı bir aşama gelir.

Hazırlık nasıl yapılır

Soruları görüşme sabahı düşünmek yerine, ilan metnini okurken not almak işe yarar. İlanda geçen ama tam anlaşılmayan her ifade bir soru adayıdır. "Süreç iyileştirme" ya da "paydaşlarla koordinasyon" gibi kalıplar her kurumda farklı şeyler anlatır. Bunların o kurumda ne anlama geldiğini sormak, hem sizi bilgilendirir hem de metni gerçekten okuduğunuzu gösterir.

Beş altı soruluk bir liste hazırlamak yeterlidir. Bunların hepsini sormak zorunda değilsiniz; zaten bir kısmının cevabı konuşma sırasında verilmiş olur. Zaten cevaplanmış bir soruyu tekrar sormak, dinlemediğiniz izlenimi bırakır. O yüzden liste, okunacak bir metin değil, elinizin altında duran bir yedek olmalıdır.

Sorunun içeriği kadar biçimi

Sorular kapalı uçlu olduğunda konuşma çabuk tükenir. "Ekip kalabalık mı?" sorusu tek kelimeyle cevaplanır. "Ekibin bugünkü yapısı nasıl oluştu, hangi ihtiyaçla büyüdü?" sorusu ise karşınızdakine anlatacak bir şey verir. İkinci biçim hem daha çok bilgi getirir hem de görüşmeyi sorgudan sohbete yaklaştırır.

Bir başka nokta da not almaktır. Sorduğunuz sorunun cevabını dinlerken kısa notlar tutmak, ilgiyi somutlaştırır. Sonraki aşamalarda o notlara dönmek, süreci baştan sona takip ettiğinizi gösterir. Not almak aynı zamanda size düşünme zamanı kazandırır; her cevaba hemen bir yorum yetiştirmek zorunda kalmazsınız.

Sırası gelmiş konular

Görüşme ilerledikçe soruların ağırlık merkezi de değişir. İlk turda işin içeriği, ekibin yapısı ve başarı ölçütleri konuşulur. Sonraki aşamalarda ise çalışma düzeni, karar alma biçimi ve gelişim imkânları gündeme gelir. Teklif aşamasına gelindiğinde artık ücret, yan haklar, deneme süresi ve sözleşme ayrıntıları rahatlıkla sorulabilir. Bu doğal sıra bozulmadığında hiçbir soru yersiz görünmez.

Bir de görüşmenin sonunda sorulması işe yarayan tek bir soru vardır: sürecin bundan sonra nasıl ilerleyeceği. Kaç aşama kaldığı, ne zaman dönüş yapılacağı ve kimden haber bekleneceği öğrenildiğinde, sonrasındaki belirsizlik büyük ölçüde ortadan kalkar. Cevap net değilse, birkaç gün sonra kibar bir hatırlatma yazmak için de meşru bir zemin oluşur.

Cevaplar da bilgi taşır

Sorularınızın alacağı karşılık, kurum hakkında ilandan çok daha fazlasını söyler. Sorularınız net cevaplarla karşılanıyor, örnek veriliyor, gerektiğinde "bunu bilmiyorum, öğrenip döneyim" deniyorsa iyi bir işarettir. Sorular geçiştiriliyor, ekip yapısı anlatılamıyor, önceki kişinin neden ayrıldığı konusunda konu değiştiriliyorsa bu da bir bilgidir. Ve bu bilgiyi ancak soru sorarsanız edinebilirsiniz.

Görüşme salonundan çıktıktan sonra çoğu aday, kendi anlattıklarını tekrar tekrar gözden geçirir. Oysa çoğu zaman sonucu belirleyen, ne anlattığınız kadar neyi merak ettiğinizdir. Merak edilmeyen bir iş, merak edilmeyen bir kariyerin başlangıcı gibi görünür. Birkaç iyi soru ise hem sizi hem karşı tarafı, kâğıt üstündeki tanımın ötesine geçirir.